30 Ağustos 2014 Cumartesi

şimdiki klavye kahramanlarından oldum bende.
unuttum eski sayfa kokularını,elime mürekkep bulaşmasını.
ama artık içimden sözlerimi dokundurmak gelmiyor o temiz sayfalara.
eskiden hayallerimi yazardım satırlarca,sayfalarca.
şimdiyse yazamıyorum çünkü hayallerimi kirlettiler..
bazı şeyler onunla başlamıştı.
onunla bitmeliydi.
ama bitemedi..
sahi : sayfalarca,düzinelerce,binlerce,tonlarca,zilyonlarca yazsam geçermi içimdeki bu "hiç"lik duygusu ?
bilemiyorum "keşke bilebilseydim" dediklerimin arasına giriyor bu sorununda cevabı.
insan yıkılıyor.
yıkılmıyor değil.
herkes bir gün herhangi biri tarafından yıkılacak elbet.
önemli olan bu yıkılışa değecek birini bulmak...
önemli olan  bu yıkılıştan beraber kalkabilmek..
Kalkabildik mi peki ?

HAYIR..

işte o zamandan sonra sessizce seccademi alıp tevekkül etmem gereken Rab geliyor aklıma..
zaten ne zaman üzülsek o zaman aklımıza geliyor bizi yaratan
zaten ne zaman üzülsek o zaman açığa çıkıyor içimizde gizlemeye çalıştığımız benliğimiz.
ayetlerin manasını anca bu zamanlarda kavrayabiliyorum
"ben size şah damarınızdan daha yakınım"
Ya RABBİM  diyorum ben bile bilemiyorken sen biliyorsun beni,içimden geçenleri..
'ben.. ben.. ben..' diye inlerken benliğim
hüznüm tarafından ele geçirilmişken dimağım
senin ayetlerin sarıyor fanilerin açtığı yaralarımı
o zaman anlayabiliyorum
SEN'den  başka her şey  geçici..
ellerimden tut Allah'ım
beni bana bırakma..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder